SİYASET VE RASYONALİZM

Devletlerin yönetiminde, faaliyetlerinde ve uluslararası ilişkilerde yol ve yöntemi siyaset bilimi belirler.
Siyasetin bu nedenle “akılcı, uscu“ rasyonalist olma zorunluluğu, kurumsal ve kuramsal bir gerçekliktir.
Dünyanın, insan varlığının yaratılışından bugüne var olan yönetim anlayış ve uygulamalarının; yaşanan dönemin gereklerine göre sistemleştirildiği ve uygulandığı tarihsel ve arkeolojik çalışmalarla kanıtlanmıştır.
İnsan yaşamının o günkü kültürüne göre şekillenen sistemlerin, bugünlere gelinceye kadar sürekli gelişme kaydettiği ve bu gelişmenin doğa ve insan yaşamının gerçekleriyle pratikleştirildiğini biliyoruz. Aksi halde sürdürülebilmesinin mümkün olamayacağını akıl yoluyla analiz edebiliyoruz.
Her dönemin yönetim şekli, faaliyetleri, kültürleri farklı olsa da değişmeyen tek şeyin; toplumdaki insanların mutluluklarının tesis edilme amacı olmasıdır.
Devletlerin ortak amacının “mutluluk yaratmak“ olduğu bir ana temanın; devlet yönetimine talip olan siyasetin de “mutluluk yaratmak” amacı güderek çalışmasından başka bir yol ve yöntem var mıdır? Tabii ki yoktur.
Ünlü Türk İslam Filozofu Farabi, yaklaşık on iki asır önce toplum-devlet ve siyaset ile ilgili tezlerinde ve yazılarında; insan merkezli, toplum devlet ilişkisini felsefi, rasyonalist ve ideal açıdan tarif etmiştir. Farabi’nin devlet toplum ilişkisini “mutlak mutluluk” üzerine kurduğu siyasi felsefenin bugün içinde geçerli olduğunu söyleyebiliriz.
Farabi’nin, devlet yönetimi ve siyaseti mutlak bilimler içinde ele alarak tarif ettiği rasyonalist gerçekliğin bugün bile kabul gördüğünü mantığımız kabul etmektedir.
Batı toplumları 18 yy. da başlayan “Aydınlanma Çağı” olarak adlandırılan dönemdeki en önemli gelişmeyi, bilimsel gerçekler ve akılcılığı toplumsal ve siyasal yaşama taşıması ile yaşamıştır. Bilimsel gerçeklik ve akılcılığın devlet, siyaset ve toplumsal sistemdeki gerekliliğini, Türk İslam düşünürü Farabi 9 yy. da birçok araştırma ve eserleriyle anlatmıştır.
Farabi, Antik Yunan çağının bilimsel gelişme ve gerçekliklerini reddetmeden, Aristotales’in rasyonalist felsefe anlayışını devam ettirmiş ve bu felsefeyi; Türk İslam toplumunun siyaset, toplum, devlet ilişkileri ve yönetimi açısından ele almıştır.
Farabi’ ye göre, “erdemlerin en büyüğü bilimdir.”
Farabi’nin bilim sıralamasına göre 7'nci bilim “devlet bilimi" dir.
Devletin en önemli görevi “mutluluğun belirlenmesi”dir. (Kaynak; Demokaan Demirel. Farabi’nin İdeal Devleti; Erdemli Şehir). Siyaset felsefesinin ana temasını “erdemli şehir” oluşturur. Erdemli Şehir Farabi’ye göre “mutlak saadettir.” Yani bugünün “refah toplum” ldealidir.
Siyaset, devlet yönetiminin vazgeçilmez bir yoludur. Bu yolun “Erdem'le döşenmesi, Akıl ve Us’la yönetilmesi, mantıkla karar verilmesi; adalet temelli bir devletin “mutlak mutluluğu” sağlaması açısından çok önemlidir.
“Erdemlerin en büyüğünü “Bilim” olarak tarif eden Farabi’nin düşüncelerinden yola çıkarak; siyasetin yolunun “Erdemle döşenmesinin “Ahlak ve Bilim” olduğunu anlayabiliyoruz.

Dr. İsmail SERİNKAN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Serinkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi