MESELE ATATÜRK SEVGİSİ Mİ?

Bir din adamının "mescitlerin ihyası" ya da "imhasıyla" ilgili bir ayetin mealini okumasıyla bir kızılca kıyamet koptu.
Halbuki bu konu ilk olarak dillendirilen konu değildi.
Cihan harbinden sonra galip gelen emperyalist ülkeler yüzyıldır bekledikleri fırsatı yakalamış, yaptıkları ifsat proğramını uygulamaya koymuşlardı. Dünyanın tek bağımsız islam devleti Osmanlı teslim alınmış, orduları dağıtılmış, toprakları işgal edilmiş, askerleri esir alınmıştı.
İngiltere'nin başını çektiği küresel emperyalizm, bu fırsatla Türk devletini ve milletini sonsuza kadar ayağa kalkamayacak şekle dönüştürmek, İslam dinini de İngiliz kilisesinin kontrolüne alacak şekilde iğdiş etmek, değiştirmek istiyordu.
Bunun için işgal ettiği topraklardaki İslami eserleri türlü hurafe ve uydurma sapık argümanlarla yıktırdı. Bilhassa Suudi Arabistan'da beş yıllık hain Şerif Hüseyin döneminde taş taş üstünde cami, türbe, medrese bırakılmadı. Hepsi yıkıldı ve yok edildi.
Yine işgal bölgelerinde dini kaynak kitaplar yakıldı. Din adamları katledildi, yok edildi veya susturuldu, sindirildi.
Yerel dillerde çeşitli uyduruk gerekçelerle değişimler dönüşümler yapıldı ve halkın arasına dil farklılığı fesadı sokuldu.
Yazım dilleri Latince'ye çevrildi. (Bu sadece bir ülkede değil, birçok ingiliz işgalindeki İslam ülkesinde de yapıldı.) Böylece halkın münevverleri cahil konumuna getirilirken, geçmiş birikimlerle halkın hafızası birbirinden ayrılmış oldu. Bu vakitten sonra yeni yazım diliyle yazılan yazılar ancak yeni nesillere öğretilmeye başlandı. Bu yazılanlar da İngiliz komiserlerinin kontrol ve denetiminde olduğundan halkın milli hafızası resetlenmiş (silinmiş) yeni bir format atılarak yeniden dizayn edilmiş oldu.
Bunun sonucu İngilizlerin "doğru, güzel, faydalı" dedikleri topluma "doğru, güzel ve fayalı" olarak aktarılırken, onların "yanlış, çirkin, zararlı" dedikleri de "yanlış, çirkin ve zararlı" olarak anlatıldı.
Artık İslam dünyasının değerleri topyekun değiştirilip, İngiliz değerleri benimsetilmiş oluyordu.
Bu proje 1800'lü yıllardan beri Asya, Afrika ve Avrupa'daki İslam toplumlarına peyderpey dayatılmıştı.
Buna şeklen ve kısmen direnen Osmanlı devletinin de ortadan kaldırılmasıyla İngiltere'nin önünde hiçbir engel kalmamıştı.
Bu yıkımdan Türkiye de elbet payını almak zorundaydı ve aldı.
İnönü döneminde satılan, ahır haline getirilen ya da yıkılan camilerle ilgili birçok vesika ortalıkta dolaşmaktadır.
Bir Osmanlı zabitliğinden gelen rahmetli İsmet İnönü'nün İstiklal Harbi'ndeki rolü ile, Atatürk dönemindeki rolü ve kendi cumhurbaşkanlığının birinci ve ikinci dönemindeki rolü birbirinden farklılıklar arzeder.
En son kendi cumhurbaşkanlığının 1945'e kadarki dönemiyle, 1945'ten sonraki dönemine bakacak olursak, bizdeki gelişmelerin dünyadaki küresel emperyalizmdeki gelişmelerle ne kadar paralellik arzetttiğini görürüz.
Yani, Türkiye'nin iç ve dış siyasetini, dünyaya hakim olan emperyalizmin siyasetinden ayrı ve bağımsız olarak görmek bizi yanılgılara götürür.
Dünya giderek küresel emperyalizmin kıskacı altında sıkıştırılmakta, küçültülmektedir.
Hal öyle almıştır ki, bugünkü küresel emperyalizmin lideri ABD başkanı, bir twit atarak dünyadaki istediği ülkenin her şeyini karmakarışık hale getirebilmekte, can damarlarını kesip, sistemlerini çökertebilmektedir.
İşin en kötü yanı, bu fırsata dönüştürmek isteyen kaprisli, hırslı bir siyasi alt yapının her ülkede hazır olmasıdır. Venezuela'daki son karışıklıklar bunun en açık örneğidir.
Yönünü ABD'ye çevirmiş, kulağını ABD başkanına ve CIA'e dayamış kendi halkının ve milletinin çıkarlarını kulak ardına atmış siyasi kadrolar, demokrasi hülyalarının arkasına saklanarak ülkeyi adım adım felakete sürüklemekten çekinmezler.

Ahmet Karakaşlı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Karakaşlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi