NELER OLUYOR BİZE

Dünyanın en büyük medeniyetine ve tarihi derinliğine sahip bir toplumuz. On bin yıl geçmişe dayalı bir tarih, kültür, siyaset, asker ve devlet toplum yapısına sahip büyük Türk medeniyetinin dünyadaki dengeleri nasıl sağladığını ve nasıl değiştirebileceğini anlamak gerekiyor.
Dünyadaki birçok bilimsel araştırma ve buluşların Türkler tarafından yapıldığını, bilime ne kadar önem verildiğini, adalet terazisinin toplumun her alanda uygulandığı ve hakkın ve hukukun teslim edildiğini biliyoruz.
Kurucu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk; büyük Türk medeniyetine ne kadar önem verdiğini ve gelecek nesillere bunun anlamını ve önemini “Nutuk” ile anlatmış ve yazılı bir eser olarak miras bırakmıştır.
Yakın zamanda kurtuluş mücadelesi veren milletimiz, bu mücadeleden zaferle çıkmış, yeni bir kuruluş, yeni bir başlangıç ile töreyi ve bayrağı yere indirmemiştir. Tarihimizin şan ve şereflerle dolu olduğu ve en zor durumlardan nasıl zaferlerle çıktığımıza şahit olan tarihimiz, bizlere özgüven vermeli ve bayrağı daha ilerilere taşımaya şiar olmalıdır.
Dünya coğrafyasında Türk medeniyetinin hakim olduğu her yerde; barış, huzur ve adaletin hakim olduğunu; bilime, adalete, saygıya önem verildiğini; insanca yaşamının ve doğanın bir bütün olarak yaşam felsefesine dönüştüğünü birçok yazar, şair ve halk ozanlarının bizlere taşınan eserlerinden anlayabiliyoruz.
İnsan, doğa ve paylaşım üzerine kurulmuş yaşam düzeni ile mutluluk ve huzur ortamı oluşmuş, kültürümüzün gelişmesine ve çok büyük bir kültür hazinemizin oluşmasına katkı sağlamıştır.
Bugün Batı toplumlarının “refah seviyesi” olarak ölçtükleri gelişmişlik seviyesi aslında hayatı ve ihtiyaçları yeterli ölçüde temin etmek gerçeğidir. Bunun üzerindeki aşırı talepler, bir başkasının refahının azalması anlamına gelmektedir. Ve dünyadaki bütün savaşlar bu açgözlülükten kaynaklanmaktadır. Türk medeniyeti ve kültürünün binlerce yıl devam etmesinin en önemli faktörü, yaşam felsefesindeki paylaşım geleneğidir.
Toplumsal felsefemizin “kanaat” üzerine kurulduğunu ve bunun da israfın önlenmesinde çok etkili bir içsel denetim oluşturduğunu; oluşan içsel denetimin toplum yaşamın her alanında faaliyetlerin dengeli ve sürdürülebilirliği sağladığını, toplumsal yaşamda mutluluğu, huzuru, asayişi ve adaleti tesis ettiğini anlayabiliyoruz.
Öz medeniyetimizin, kültürümüzün yani yaşam felsefemizin devam ettirilmesi, korunması ve gelecek kuşaklarımıza taşınması en önemli görevimiz ve sorumluluğumuz olmalıdır.
Tarihi derinliğimizi incelediğimizde; öz medeniyetimiz, kültürümüz ve tarihimizden uzaklaştığımızda, büyük sıkıntılar içine girdiğimiz anlaşılacaktır.
Dünyanın en önemli devlet, toplum ve siyaset felsefesine sahip olan kadim bir medeniyetimiz var iken, başka arayışlar içine girilmesi, öz’ den uzaklaşılması anlamına gelir.
Binlerce yılda oluşan yaşanmışlıklarımızın; gelenek, görenek ve kültürümüzün bizi aydınlatan ışığını görmek ve devam ettirmek zorundayız.
Atalarımızdan bizlere miras kalan, bizlere taşınan kültürel mirasımızın; her alanda toplumsal yaşam biçimimizi oluşturması ve gelecek kuşaklara taşınması en büyük vazifemizdir.
Adalet, hoşgörü, sevgi, saygı, çalışkanlık, dürüstlük, doğa ve nebatatın korunması, temizlik gibi değerlerin, görgü kurallarının insanımıza nakşedilerek içselleştirilmesi, toplumsal yaşamda huzurun ve mutluluğun tesisini sağlayacaktır.
Günümüzde erozyona uğrayan değerlerimizin ana sebebi, çocuklarımızın yetiştirilmesindeki başka arayışlar ve eksikliklerdir.
İnsan yetiştirmek, kutsal ve evrensel bir eserdir.
Bu eser, toplumdaki tüm faaliyetlerin değerler seviyesinde çalışmasını sağlayacaktır.
Adalet terazisine çok iş düştüğü günümüz toplumsal yaşamının; adalet terazisinin içselleştirildiği bir ortama evrilmesi; medeniyetin ve refahın tesisi anlamına gelecektir.
Refahın yalnızca maddi imkan ve ortamın sağlanması olduğu yanlışından dönülmesi ve refahın aslında, değerler üzerine kurulu kaliteli bir sosyal yaşam olduğunun, toplumun her kesimi tarafından anlaşılması ve uygulanmasının refah toplumunu oluşturacağını bilmek ve öğretmek gerekmektedir.

Dr. İsmail SERİNKAN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Serinkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi