TÜRKİYE'DE BİR KAŞIK SUDA KOPARTILMAK İSTENEN FIRTINA

Bir din görevlisinin Ayasofya, Taksim Camisi gibi konulardaki son gelişmelerden etkilenerek yaptığı konuşmada naklettiği bir ayet mealini başka yerlere çekerek, sanki Türk devletinin kurucusu gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü kastetmiş gibi bir algıya dönüştürmek aslında çirkin bir oyunun sahneye konulduğunu bize gösteriyor.

Refah-Yol hükümetinin Çiller'le işi götüremeyeceğini sananlar, batmış ekonomide hükümetin hiçbir çıkış yolu bulamayacağına inananlar çok kısa sürede yanıldıklarını görünce hemen taktik değiştirdiler.

Yanlış anlaşılmasın, bunu yapanlar yerli zatlar olsa da, beyin yerli beyin değil, ABD beyniydi.
Refah Partisi'yle hiçbir alakası olmayan satın alınmış, kiralanmış üç beş meczupla kısa filmler çekerek bunu tüm özel tv kanallarından halka 7x24 servis etmeye başladılar. Böylece ülkede üç meczubun 80 milyon insanı tehdit eden devasa bir mekanizma olduğuna inandırdılar.
Bunun, aslında rantları bitenlerle ülkenin gelişmesini istemeyenlerin tezgahı olduğu çok sonra anlaşıldı.

Tıpkı Saddam'ı devirirken uydurulan yalan argümanların sonradan ortaya çıktığı, asıl amacın bin yıldır sünni İslam hakimiyetinde olan coğrafyanın, şii azınlığa verilerek küçük devletçikler kurdurulması, azınlık şii devletlerle çoğunluk sunni halkın birbiriyle çatıştırılması olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz.

Dikkat buyurunuz. Bölgede yapısı değiştirilemeyen bir tek Türkiye kalmıştır.
En son 15 Temmuz darbesinin de başarısız olması, Türkiye'nin savunma sanayinde akla hayale gelmedik gelişmeler elde etmesi, dünya mazlum halkları için yeni bir umut haline gelmesi küresel emperyalist devletleri çıldırtmaktadır.
İşte bu haleti ruhiye ile Türkiye'de iç kargaşa çıkartacak yeni yeni tuzaklar kurmaktadır.
Son fırtına bunun bir örneği olup tabii ki arkası da gelecektir.
Mesele ATATÜRK sevgisi ya da nefreti falan değildir.

Eğer böyle olsaydı ATATÜRK'ün kurduğu partide önemli makamlarda bulunanların Atatürk aleyhine söylediği sözler konusunda da aynı çevreler tepki verirlerdi.

Atatürk demekten ve denilmesinden rahatsız oluyorum, ben demiyorum, Mustafa Kemal'in askerleri sözünden rahatsız oluyorum diyenler konusunda bu çevrelerden nasıl bir tepki geldi.

Yine Türk devletinin düşmanlığını, Atatürk'ün partisinin müttefikliğini yapan bir parti temsilcisinin "Atatürk'ün itleri" sözüyle ilgili nasıl bir tepki verildi.

1938'e kadar Türk parasının üzerinde resmi olan Atatürk'ün bu resminin kaldırılıp yerine yeni cumhurbaşkanının resminin konulması, ülke genelinde Atatürk heykellerinin yerine yeni cumhurbaşkanının heykellerinin yapılmaya başlanması konusunda bu çevrelerden ne gibi tepki geldi.

Bugün Atatürk'e karşı işlenen suçlarda cezai işlem öngören yasayı getiren Menderes hükümetine teşekkür eden bu kesim insanı var mıdır?
1960'ta 20 subayla şekillenen cuntanın yeni cumhuriyet (eski cumhuriyet Atatürk'ün cumhuriyeti, bunlar 1960'ta eskiyi atıp, yenisini kurmuşlar) söylemlerini kullanan cuntacılara tek eleştiri getirteni var mı bu kesimin?
Hayır.

Bu Atatürk sevgisi falan değil. Atatürk'e sahip çıkma değil.
Dindarlar arasında yer alan ve her işine gelmeyeni konuşanı dinsizlikle suçlayan ham sofular vardır ya.
İşte bunlar da ham sofu misali Atatürk istismarcılarıdır.
Aslında böyle davranarak Türk toplumunun hafızasına Atatürk'ün din düşmanı veya dinsiz olduğu algısını yerleştirmek isteyenler bu istismarcıların ta kendileridir.
Bunların yazdıkları kitaplara baktığınızda Atatürk'le ilgili olarak hep dine karşıymış gibi örnekler ve sözler bulursunuz.
Almanya'ya kaçmış bunların sembol yazarının Atatürk'le ilgili yazdıklarını ben buraya yazmaktan haya ederim. Ona tepki veren bir tek bu cephenin mızıkacılarından birini gördünüz mü?
O adam (başkaları da var aynı mızıkacılardan) Atatürk'ün din ve aşk hayatıyla ilgili birçok konuda bilinmedik, duyulmadık şeyler anlatmaktadır.
Mesela, bu din görevlisi, bu mızıkacıların kahramanı kaçağın yazdıklarının yüzde birini dile getirseydi, Taksim Meydanı'nda asalım diye kampanya açılırdı.
O zaman sizin derdiniz nedir?
Atatürk'ün şahsı manevisini korumak mı, yoksa Atatürk istismarı ile ülkede kaos çıkartmak mı?

Öte yandan, bunların bu tuzaklarını bilerek, onlara böyle istismar malzemesi yapacakları fırsatları vermemek de her akıllı Türk vatandaşının görevidir. Bu kadar saldırıya rağmen din görevlisinin susması, cevap vermemesi, konuyu gerçek muhataplara bırakması gayet doğru bir davranıştır.
Siyasilerin muhatabı memurlar değil, siyasilerdir.
Memurları hedef gösteren siyasiler acziyetlerini ortaya koymuş olurlar.
Değerli kardeşlerim.
ABD gazına da gelmeyelim.
Onlara malzeme olacak şeyler de yapmayalım.
Türk devletinin birlik ve beraberliği çok ama çok önemli
Bizi ayrıştıracak olanlara fırsat vermeyelim.
Biz binlerce yıllık tarihimizle gururluyuz.
Bizler binlerce yıllık tarihimize yön veren devlet adamlarımızla gururluyuz.
Belli dönemlerde o günün şartları gereği yapılan bazı yanlışlık ve eksiklikleri bugün kavga vesilesi asla yapmayalım.
Eğer biz bu hataya düşersek, yarın konuşulacak bir kürsümüz kalmayabilir, hakkımızı arayacağımız bir hukuki birim olmayabilir.
Yaşayacağımız özgür bir ülkemiz bulunmayabilir.
Allah korusun.
Her şey bizim feraset ve basiretimizde saklı.

Ahmet Karakaşlı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Karakaşlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi