TÜRKİYE'YE BİR ŞEYLER OLUYOR

Türkiye'de son yıllarda savunma sanayinde çok büyük değişimler yaşanıyor.
İHA ve SİHA'larla başlayan süreç ULAQ'la devam etti.
dahası var.
TB2'ler son değildi malum.
Havada, karada ve denizde çok büyük savunma silahları üretilmeye başlandı.
AB, ABD, BDT şaşkınlıkla izliyorlar.
Suriye, Irak, Libya ve Azerbaycan'da test edilenler işin alt basamakları.
Türkiye'nin elinde bunların daha üst versiyonları var kullanılmadık.
Dün bir tv kanalında konuşan uzman akadenisyen bir bayan, Türkiye'nin "müttefiklik ruhuna aykırı" hareket etmekte ısrar ettiğini ve bunun yanlış olduğunu, Suriye'de, Irak'ta, Azerbaycan'da, Kıbrıs'ta ve Libya'daki Türk dış politikasının AB ve ABD müttefiklik ruhuna aykırı olduğunu, bu işin öyle İHA-SİHA kullanmakla çözülemeyeceğini söylüyor. Açık açık, ABD başkanıyla görüşmeye giden türk başkanının bu tarzda ısrar etmesinin hata olduğunu, bu konularda tavizler ve jestler vererek yeniden dostluklarını pekiştirmesi gerektiğini söylüyor.
Ona göre;
Şam ile ilişki kurmayıp, muhalifleri desteklemek için Suriye içinde operasyon yapmamız büyük hataymış.
Hamas, Filistin gibi İsrail sınırları içindeki unsurlarla iyi ilişkiler kurmak adına İsrail'i ihmal etmek, küstürmek ve karşımıza almak yanlışmış.
Yunanistan'la, Ege'de ve Kıbrıs'ta anlaşmamak bizim hükümetimizin yanlışıymış.
Doğu Akdeniz'de enerji sondajlarına kalkışmak stratejik hataymış.
Mısır'da yönetime hakim olan Sisi'yle ipleri koparmak yanlışmış.
Libya'da meşru yönetimin yanında durmak suretiyle "taraf" olmamız yanlışmış.
Rusya'yla sorun yaşayan Ukrayna'ya destek olmak ve işbirliğine girmek yanlışmış.
Merkel'le iyi olmak da yanlışmış.
Çıkış yolu için tek umudu alman Yeşiller Partisi'nin güç kazanmasıymış.
Yahu, bu akademisyen nerde eğitim almış, anlayamadım.
Tüm dile getirdiği konular Türkiye'nin çıkış yolu olarak belirlediği konular.
Türkiye bu yaptıklarıyla dünya çapında bir güç olduğunu ispatladı.
Tüm dünya Türkiye'yi bu yüzden konuşuyor.
Hatta, Türkiye'nin elinde daha neler var diye merak ediyor.
Yunanistan'ı Türkiye'nin üstüne salması bundan.
Lozan'a aykırı olarak Batı Trakya'da ABD askeri üssünün kurulması bundan.
Ne yaparlarsa yapsınlar, Türkiye elindekinin hepsini bir anda ileri sürmeyecek.
Her zaman en sona sakladığı çok daha etkili silahlarının olduğunu tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok.
Mesela, yüz tanıma sistemli insansız silahlı hava ve kara araçlarımız, akıllı mühümmatlarımız, denizdeki sidalarımız, yapay zekalı insansız kara savaş araçlarımızın olduğunu artık herkes biliyor. Bilmedikleri bunların rakamsal boyutu ve başka nelerin olduğu.
Ben söyleyeyim isterseniz.
ABD'nin diline doladığı "böcek"lerin alası bizde de var.
Bunun sayesinde artık ilgi alanımıza giren her yerde "gözümüz" var.
Kendi kendine şarj edebilen ve uzun süre görev yapabilen yapay zekalı uçan araçlarımız var.
Ve en mühimi, bunlara yüklenen etkili silahlarımız cephanelerimiz var.
Elektronik sinyalizasyon ve yazılım konusunda ne seviyede olduğumuzu bilemiyorlar.
Fransa savaş gemileriyle test etti, Yunanistan önünden çark edip geriye dönmek zorunda kaldı.
Çok şeyler söyleniyor.
Eğer bu söylenilenlerin yarısı gerçekse, hiçbir elektronik aygıtla kullanılan savaş aracı Türkiye'ye saldıramaz.
Batı'nın en çok merak ettiği şeyi ben sorayım, akla getireyim.
Bu silahlar içinde "nükleer silah" var mı, yok mu?
Bunun cevabını bizim yöneticilerimizin dışında kimse veremez.
Kim bilir, belki o da vardır.
İşte o zaman işin rengi tamamen değişecektir.
"Topu da gelsinler" sözünün arkası boş değilse, ancak böyle doldurulabilir.
Şimdi bizim bu noktaya gelişimizden AB, ABD rahatsız olabilir.
Hatta Rusya da rahatsız olabilir. bunu anlamak zor değil.
de, bizdeki bazı kişiler neden rahatsızlar, anlayamıyorum.
Güçlenen biziz, bizden olan herkesin sevinmesi gerekir.
Mısırlı gazeteci seviniyor, Gazzeli çocuklar umutlanıyor, Suriyeli anneler güveniyor ama bizdeki tuzu kuru bir kısım kişiler üzülüyor.
Kulaklarımla duymasam inanmazdım.
Karadeniz'de bulunan doğalgaz için adı büyük bazı insanlar ne kadar hayıflanıp, olayı küçümsemeye çalışıyrolar.
Allah onları daha da utandırmak için, yeraltında bulunan altın gümüş gibi madenlerin de gizemini açıverdi. Umulmadık yerlerden yeni yeni madenler bulunuyor.
Muhalefetin görevi hükümetin yanlışlıklarını bulmak, bunları düzeltmek için yeni projeler yapmak ve halktan yetki istemektir.
Hükümetler çok hatalar da yaparlar.
Bizdeki muhalefet iktidarın her yaptığına karşı çıkmak üzere programlanmış sanki.
Bu yüzden de halka güven vermiyor.
Bir kere de "yapılan şu iş hakikaten güzel olmuş, hükümeti tebrik ediyoruz" deseler, kafadan yüzde 10 oy kapacaklar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Karakaşlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi