TEKNOLOJİK GELİŞMELERİN İNSANLIĞA KARŞI ÜSTÜNLÜĞÜ

Üretim ekonomisinin bileşenleri olan, toprak, emek ve sermayenin ürettiği değerler ile yaşamın ürettiği toplumsal ve kültürel değerlerin, günümüzde haketmediği bir yerde olduğunu görmekteyiz.

Tüm üretim faaliyetlerinin ana maddesi olan toprağın, emek ile meydana getirdiği üretimle, binlerce yıl insan ihtiyaçlarını karşılayarak yaşamın sürdürüldüğünü, metallerin işlenmesi ile oluşan alet ve makinaların üretim faaliyetini kolaylaştırdığını ve artırdığını, buharlı makinaların icadı başka bir evreye geçildiğini ve “sanayi devrimi” dediğimiz dönemin başladığını, insan ihtiyaçlarının farklılaştığını bu farklılaşmanın toplumlardaki sosyal ekonomik ve kültürel yaşamı etkilediğini biliyoruz.

Üçüncü milenyum çağı diye adlandırılan 21 nci yüzyılın; 20 nci yüzyıldan itibaren sınıflandırılan Sanayi Devriminin 4 ncü evresindeyiz. Endüstri Devrimi olarak da adlandırılan bu evre ile dijitalleşme ve teknolojik devrimin en üst seviyelerine geldiğini, ve bunun üretimin temelini oluşturan toprak ve emek karşısında üstünlüğü ele geçirdiği bir dönemi yaşamaktayız.

Endüstri devriminin insan yaşamının gerektirdiği ihtiyaçlardan öte bir kavram olduğunu ve insanlığı nasıl etkileyeceğini bilemiyoruz. Ancak, şunu öngörebiliyoruz; bu evrenin insanların mutluluğunu sağlayabilecek bir evre olmadığını düşünüyoruz.

Endüstri Devriminin tanımından, insan üstü bir dönemin başladığını anlayabiliyoruz. Bu dönem ile farklılaşmanın zirve yapacağı bir döneme adeta savruluyoruz.

Bilim ve endüstri insanlarının açıklamaları ile anlamaya çalıştığımız bu dönemin, en önemli aktörünün “ yapay zeka “ olduğu bir gerçek. Bu konuda birçok öngörü, önyargı ve komplo teorileriyle karşılaşıyoruz.

Bugün için en ileri olarak bildiğimiz bugünkü evrenin, gelecek yüzyıllarda ilkel hale geleceğini, bir önceki yüzyılla bugünü kıyasladığımızda anlayabiliyor ve öngörebiliyoruz.

Bu gidişat durdurulamaz bir yöndür.

İlk insanda bugüne yaşanan tüm gelişmelerin yaşamın doğal bir seleksiyonu olduğunu ve bunu değiştirmeye insanoğlunun gücünün yetmeyeceğini yaşamsal süreçte görebiliyoruz.

Sanayi Devrimi ile birlikte endüstrinin oluşması ve üretim faaliyetlerinden elde edilen yüksek karlar, güçlü birikimlerle kapitalist dönemi başlatmıştır. Kapitalist dönemin en güçlü argümanı da “ para” dediğimiz nesne olmuştur. Ve artık para ekonomiyi yönetmeye başlamıştır. Üretimin parayı yönettiği bir dönemden, paranın ekonomiyi yönettiği bir evreye girilmiştir.

Hemen her gün yazılı, görsel ve sosyal medyadan paranın hareketleri sürekli olarak verilmektedir. Döviz, altın, borsa gibi araçlar tamamen paranın yönetildiği alanlar olmuştur.

Değerlerin maddesel bir dönüşüm gösterdiği çağımızda “para” en güçlü değer haline gelmiştir. Bunun sosyolojik sıkıntıları mutlaka olacaktır.

Artık insanlığın geleceği için iki büyük tehlike vardır. Bunlar, “ para” denen nesne  ve “ yapay zeka” denen kopyalanmış makinalardır.

Dr. İsmail Serinkan

  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Serinkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi