KÜTÜPHANE SORUNUNU KÖKTEN ÇÖZMEK

Nazilli'de şehir merkezinde (Koca Cami yanında) halk kütüphanesi vardır.
Kırk yıldır aynı yerde faaliyet gösteren kütüphane ayak altında ve halkın yürüyerek gelebildiği uğrak bir yerdir. Dolayısı ile günlük en az 100 kişi faydalanabilmektedir.
Halk kütüphanesi 20-30 yıldır boş ve metruk tutulan, yapım esnasında tamamlanmayıp, uzun süre yarım kalan ve bundan dolayı betonu yanıp, çürümüş olabilen, deprem yönetmeliğine göre yapılmamış olan ve bundan dolayı çürük olabilecek olan Nazilli'nin en ücra yerinde bataklık ve tarlaların başladığı sınırda bulunan KÜLTÜR MERKEZİ'NE taşındırılır.
Tabii ki buraya halkın gelebilmesi çok zordur. Nitekim faydalanma günlük iki-üç kişiye düşmüştür.
Bu işlemle halkın kütüphanesi halktan uzaklaştırılmış olmaktadır.
Yıkmak istedikleri binalar için "Karot testi yapalım, bakalım sağlam mıdır, çürük mü? Vatandaşın canını tehlikeye atamayız" diyenler, bu halk kütüphanesini taşıdıkları kültür merkezine neden karot testi yapmadan hemen girmişlerdir, bilmiyoruz.
Bu taşınma öncesinde bina için devlet kesesinden ne kadar harcama yapılmıştır, bu harcamalardan kimler ne kazanmıştır, bilemiyoruz.
Eski halk kütüphanesi binası için kimler ne hesaplar yapıyor, bilemiyoruz.
Tüm bunların halka yansıması nasıl olur, onu da bilemiyoruz.
Ama tabii ki tahminler yapmak zor değil.
Aynı yere bir de HALK EĞİTİM MERKEZİ'NİN taşınması gündemdedir.
Şehir merkezine öğretmen sosyal tesisleri, şehir dışına da halk eğitim tesisleri.
Bana sanki birileri özellikle halkı kızdırmak, tahrik etmek, kışkırtmak için çalışıyor gibi geliyor.
Birileri kendi ayaklarına kurşun sıkıyor gibi.
Halkın geneline hitap eden hizmet binaları şehrin merkezlerinde, halkın rahatça ulaşabilecekleri yerlerde olması gerekir.
Buna imkan da varken, tam tersini yapmak, halkın sinir uçlarına dokunmak gibi bir şeydir.
Bazı aklı evvellere koz olmaması için önceden ifade edeyim; kinaye olsun diye söylüyorum.
Oldu olacak, Koca Cami'yi Durasıl'lıya, Beşeylül, Fatih, Recepbey, Nahit Menteşe'yi Hamzallı'ya, hükümet binasını Mastavra'ya, hastaneyi Bekirlere, postaneyi Kızıldere'ye taşıyın.
Böylece şehir için minübüs taşımacılığını da canlandırmış olursunuz.
HANİ YA ALKIŞ?

Ahmet Karakaşlı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Karakaşlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi