TÜRKİYE'NİN GÖÇMENLİKLE İMTİHANI

TÜRKİYE'NİN GÖÇMENLİKLE İMTİHANI

Gönül huzurdan kaçmaz. Kimse can, mal, namus güvenliği olan yerden evini barkını bırakıp da yad ellere göç etmez. Göçüyorsa, kaçıyorsa elbet önemli bir korkusu var demektir.
Suriyeli, Iraklı, Afganistanlı, Çeçenistanlı göçmenlerden bahsediyorum.
Türkiye'de dört-dört buçuk milyon Suriyeli, bir milyon kadar Iraklı, bir milyon kadar Afgan göçmen olduğu tahmin ediliyor.
Ne mutlu bize ki, birçok mazlum millet Türkiye'yi emin belde olarak görüyor ve bizim merhamet dolu sinemize sığınıyor.
Bu insanların ülkelerinde silahlı terör ve iç savaş var. Bundan dolayı bu kadar insan canını kurtarmak için doğup büyüdükleri, atalarının hatıralarıyla dolu toprakları bırakıp, canını bizim topraklarımıza atıyorlar.
Onların ülkelerini kana bulayan merkez belli. Emperyalist sömürgeci devletler. Yani, ABD, AB, İngiltere, Rusya, Fransa, Almanya, Hollanda, Belçika, Kanada, Çin vs.
Bu emperyalist devletler, çok eskiden güçsüz toplumların topraklarını işgal eder, insanlarını köleleştirirdi. Bugün çağdaş diye tabir edilen batı devletlerinin hepsinin geçmişinde köle tüccarlığı, toprak ve emek hırsızlığı vardır. Bugünkü zenginliklerini Afrika'dan, Amerikan yerlilerinden çaldıklarına borçludurlar.
“İlkel kölelik” dönemi bitince “modern kölelik” dönemine geçtiler. Fakirleştirdikleri devletlerin kaynaklarını değişik metotlarla sömürmeye devam ettiler. Bugün dünyanın bir kısım ülkelerinde insanlar üç beş dolar maaşa talim edebiliyorlarsa bunun adı kölelik değil de nedir?
Bu sömürü devam ederken, beklemedikleri bir akıbetle yüz yüze geldiler: Nüfusları giderek azalıyordu. Fakir ülkelerin nüfusları ise hızla çoğalıyordu. Ne kadar modern teknolojilere sahip olursanız olun, insan faktörü her zaman önemlidir. Nüfusu artan toplumlar, nüfusu azalan toplumlara günün birinde galebe geleceklerdir.
Sömürgeci batı, buna da bir çözüm buldu. Nüfusu artan toplumlarda iç savaşlar ve bölgesel çatışmalarla nüfuslar azaltılacak, kaostan kaçan halk, en kötü şartlara razı olarak göçmen hale getirilecek, içlerinden işe yarar olanlara vatandaşlık verilerek asimile edilecek.
İşte bugün coğrafyamızda yaşanan budur.
Sovyetler'in 1988'de yıkılmasından bu yana bizim İslam coğrafyamızda katledilen insan sayısı İkinci Cihan Harbi'nde ölen insanların sayısını geçmiş durumda.
Bunun anlamı nedir? Biz ilan edilmedik bir savaşın içine itilmişiz, her gün insanımız kıyıma uğruyor ve biz yok ediliyoruz.
Bazı arkadaşlarımız, Suriyeliler için “Gitsin, vatan topraklarını kurtarmak için savaşsın, bizim topraklarımıza gelmesinler” gibi ifadeler kullanıyorlar. Öncelerde bunu daha çok siyasi muhalifler söylüyorken, şimdilerde iktidar taraftarlarından da benzer ifadeler duymaya başladık.
Suriyeli bir gençle konuşurken bunu sormuştum. “Bak, elin ayağın sapa sağlam; güçlü kuvvetlisin. Burada hayvan damında tezek kokuları arasında karın tokluğuna yaşayacağına, topraklarını korumak için orada kalsan olmaz mıydı?” dedim. Ailesiyle birlikte bir besihanede çalışıyor ve orada yaşıyordu. Aldığı asgari ücretin bile altında paraydı. Adam, “Orada bir dost, bir düşman tarafı yok. Orada onlarca silahlı örgüt var. Kimin neyi savunduğunu bilmek mümkün değil. Biri gidip, öteki geliyor ve bizi ölümle tehdit edip, yanlarında savaşmaya zorluyorlar. Böyle kör bir savaşta yaşama şansı bile yok. Bırakıp gelmekten başka çaremiz yoktu” dedi. Sizce haksız mı?
Bir emekli din görevlisi arkadaşım, “Bu topraklar ancak bize yeter, gelmesinler, gitsinler kendi topraklarının savaşını versinler” diyor.
Heyhaaaat.
Mekke'deki Ebu Cehil zulmünden kaçarak Medine'ye hicret edenlerin hikayesini en iyi bilen birinden bunları duymak ne kadar acı. Medineliler, Mekke'den gelenlere böyle deseydi, ne olurdu, düşünebiliyor musunuz?
Bir de, “Burası ancak bize yeter” sözünün ardındaki manayı irdelersek. Ne denilmiş oluyor? “Buralardaki nimetler ancak bize yeter, siz de gelirseniz bunlar hepimize yetmez, yani, biz de aç kalırız” demiş olmuyor mu? Bizim inancımıza göre “rızka kefil Allah” değil mi? Rızkı verecek olan da vermeyecek olan da Allah değil mi? Allah Suriyeliler, Afganlılar Türkiye'ye sığınınca bizim rızkımızı mı kesecek? Bu anlayış, İslam inancıyla tabanı tabanına zıt bir anlayış bence.
Son olarak.
Vatan toprağı diyoruz.
Daha yüzyıl önce bugün göçmen dediklerimizle birlikte savunduğumuz toprakların nereleri olduğunu bir daha düşünelim. Atatürk, Trablusgarp'a ne için gitmişti? Yemen türküsünde ifadesini bulan şehitler nereyi savunuyorlardı? Kutul Amare zaferimizde biz nereyi kurtarmıştık? Kudüs, Şam, Halep'teki yıldırım orduları hangi toprağı savunuyordu? Mondros Ateşkesi imzalandığında Sirte'de dalgalanan bayrak kimin bayrağıydı?
Lütfen Çanakkale Şehitliği'nde ismi yazılanların memleketi hanesine bir daha bakın. Orada Şam'dan, Halep'ten, Bağdat'tan, Batum'dan, Filistin'den, Kudüs'ten de gelerek Çanakkale'de şehit düşenlerden bazılarını göreceksiniz.
O zaman neymiş vatan?
Vatan, Osmanlı bayrağının bir dönem dalgalandığı tüm topraklar, bizim vatanımızdır.
Oralarda yaşayan herkes de bizim öz vatandaşımızdır.
Herkes aklını başına toplasın. Sevr sonrasında, emperyalistlerin cetvellerle çizdiği sınırlara hapsolan insanlarla bizim gönül bağımız kopamaz, kopmamalıdır. Suriye milleti, Irak milleti, Afgan milleti diye bir millet yoktur. O coğrafyada yaşayan insanların hepsi Ümmet-i Muhammed’dir.
Bir tek Ümmet-i Muhammedi biz “kardeşimiz değil” dersek, imanımızın sorgulanması gerekir. Çünkü, Kuran-ı Kerim'de “Müslümanlar kardeştir” buyrulmaktadır.
Şunu sorgulayabiliriz. Suriye’den, Irak’tan, Afganistan’dan gelenlerin Türk toplumuna entegrasyonu konusunda neler yapılabilir; neler yapılmış, neler yapılmamıştır; bunları konuşabiliriz. Bu konularda yanlışlarımız veya eksiklerimiz olabilir.
Evet. Bu insanlar medrese tahsili yapıp da gelmediler bizim ülkemize. Büyük çoğunluğu köylü, eğitimsiz, cahil, saf insanlardır. Onlar profesör falan değiller. Bizim Anadolu insanı gibi sıradan insan bunlar. İçlerinde iyisi de var, kötüsü de.
Ama onlar Müslüman ve mazlum insanlar. Bizim merhametimize sığınmış insanlar.
Biz bugün millet olarak göçmenlikle imtihan oluyoruz.
Biz bu imtihanı kazanamazsak, Allah bizi de onların durumuna sokar.
Allah korusun.

Ahmet Karakaşlı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Karakaşlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.


Kurumsala satılık veya kiralık iş yeri

Nazilli'nin merkezinde, 5 katlı işyeri kurumsal işletmelere satılacak ya da kiralanacak. Her katı 150 metrekare olan dükkanın aylık kira bedeli 25 bin...

(0850) 755 4233 AKSEN YILDIZ

Sumerde esyalı satılık 1+1 daire

Sümer Mahallesi'nde kampüse çok yakın, 1+1, 55 M2, klimalı, sıfır eşyalı, doğal gaz tesisatı ve petekler döşenmiş durumda. 145 bin liraya satılık dair...

(0850) 755 4233 AKSEN YILDIZ

emlak dünyası yeni mahallede merkeze yakın kiralık dükkan

Yeni mahallede merkeze yakın, işlek sokakta, 130 metrekare kiralık dükkan.Bilgi: Aksen YILDIZ 0850 755 42 33

(0850) 755 4233 AKSEN YILDIZ

Cumhuriyet mahallesinde kiralik 3+1

Okula, adliyeye ve çarşıya yürüme mesafesinde 3+1 kiralık daire Bilgi: Aksen YILDIZ 0850 755 42 33

(0850) 755 4233 AKSEN YILDIZ

Zafer mahallesinde merkeze yakın satılık 3+1 daire

Dairemiz sahibinden satılıktır. Verem Savaş ve 1 No.lu Sağlık Ocağının bir arka sokağındadır. Ordu Caddesine yürüyerek 3dk, Uzun Çarşıya yürüyerek 6-7...

(0850) 755 4233 AKSEN YILDIZ

Pınarbaşı mh. özseçen sitesi satılık daire

260 evler mevkiinde, pazara, merkeze, belediyeye yakın olan, doğalgazlı, çift balkonlu daire 260 bin liraya satılıktır. Bilgi: Zulbiye Bozkut

ZULBİYE BOZKUT

Yeşil mh. hastane yakını satılık 3+1 daire

Hastaneye, marketlere ve okullara yakın, 3+1, doğalgazlı, geniş balkonlu daire 470 bin liraya satılık. Bilgi: Zulbiye Bozkut 0850 955 2936

(0850) 955 2936 ZULBİYE BOZKUT

Pınarbaşı mah. kaçırılmaz fırsat daire

DAİREMİZ SIFIR, GENİŞ VE  FERAHTIR. EBEVEYN BANYOLUDUR. ÇİFT BALKONLUDUR. 2. KAT ARAKATTIR. DAİREMİZİN ÖNÜ ARKASI KAPANMAZ KONUMDADIR. OTOPARKI M...

(0850) 955 2936

Emlak dunyasında satılık zeytinlik

Merkeze yakın içinde suyu ve çeşitli meyve ağaçları  merkeze yakın (0850) 955 2936 500.000 TL

(0850) 955 2936

Aqua city de muhteşem güzellikte satılık lüks daire

Nazillli'nin en gözde yerlerinden olan Yeşil Mahalle Aqua City'de bulunan daire satılıktır. Bilgi: (0850) 955 2936

(0850) 955 2936

Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi