İKTİDAR SOKAK TERÖRÜNDE DEĞİL, SEÇİM SANDIĞINDADIR

Önce ağzımızı tıkadılar: "Her şeyi dış mihraklar diyerek savuşturmayacaksınız" diye.
Sonra işaret fişeğini çaktılar: "Bu iktidardan öyle seçimle falan kurtulmak mümkün değil, ya büyük felaketler olacak, ya da dış destekli büyük isyanlar çıkartılacak. Yani zorbalıkla ancak bu iktidarı indirebilirsiniz, demokrasiyle değil" dediler.
Şeytanın yeryüzündeki gölgesi açık açık söyledi: "Biz bu iktidarı askeri darbe (işgal) ile devirmeyeceğiz, içerideki muhalefete her anlamda destek vererek devireceğiz" dedi.
İçerdeki muhalefet ne dedi? "Dış müdahale şart. Bu ülkeye yatırım yapmayın, yardım yapmayın, her platformda sıkıştırın. Büyükelçileriniz konuşsun, batılı başkanlar konuşsun. hepsi bunu dışlasın. İtibarsızlaştırsın. Ekonomisini batırsın. Ülkeye yabancı sermaye girişi engellensin. Ülkenin terörle mücadelesine izin verilmesin. Ülkenin savunma sanayisini geliştirmesine fırsat verilmesin. Doları yükseltin. Altını yükseltin, ihraç mallarını almayın. İçeridekiler! Hükümetin dediklerini yapmayın, benim dediklerimi yapın. Hükümete itaat edenler, yarın biz gelince hesap verecekler. Bize biat etmeyenler yarın biz gelince hesap verecekler."
(Bunlar bazen açık açık, bazen de zımnen söylendi)
Üniversitelerde bir iki fitil ateşlendi, yangın çıkartılamadı.
Siyaseten meydan meydan dolaşılıp, halk hareketlendirilmek istendi, kimse iltifat etmedi.
Korku salınmak istendi, kimse korkmadı.
O zaman dünyadaki şeytanın temsilcilerinin kolları sıvaması gerekti.
Bir baktık, döviz, altın tavan yaptı. Rekor üstüne rekor kırdı.
Sebep ne ola dedik, dişe dokunur bir sebep bulamadık.
Efendim, özelleştirmeler olabilir. Özelleştirme üç beş ayın konusu değil ki, özelleştirme 30 yıldır yapılan bir şey.
Efendim, ihracat azaldı, ithalat arttı. Bu da yeni bir şey değil. Türkiye giderek ihracatını artıran ithalatını da azaltan bir periyotta ilerliyor.
Efendim, hepsi birikmişti, şimdi patlıyor. Yok döviz, altın böyle birikip birikip patlamaz. Devlet baskılar da bir anda devalüasyon yaparsa, tamam. Ama böyle bir durum da yok.
Herkesin bildiği ama itiraf edemediği gerçek ortada.
Ülkemizin ekonomisi üzerinde şeytanın temsilcilerince büyük bir oyun oynanıyor. Yani, bize ekonomik savaş ilan edildi.
O zaman, "neden şimdi" sorusu sorulabilir.
Bence tam zamanıydı.
Seçimlere az kaldı. Seçim atmosferine girildiğinde yapılacak bir saldırı ters teperdi. Daha erken yapıldığında derlenip toparlanma fırsatı olurdu. Şimdi tam zamanı. Bir eline, bir beline vura vura sersemletilen kadrolar kendini toparlayamadan seçim atmosferine girmek zorunda kalacaklar.
Şeytanın temsilcisi ya. Strateji tastamam.
Peki, onlar saldırıyor da savunma ne durumda?
Maalesef beklenen böyle bir saldırıya karşı hiç de hazırlıklı olunmadığı görülüyor.
Hatta içeriden de destek var mı acaba diye düşünmek bile gerekebilir.
Bu faiz düşürme ısrarının ekonomik karşılığı yok.
Evet, faiz lobisi bu işten büyük bir rant elde ediyor ve bu istikrarsızlık da onların tetiklemesi, planlaması ve maharetiyle yapılıyor.
Global sömürü artık askeri işgallerden ziyade kağıt para ve bankalar eliyle yapılıyor. Ellerindeki en büyük argüman faiz. Sen buna engel olmak istersen, başka enstrümanlarla cevap verecekleri çok açık.
Zaten enflasyon ekonomik politikaların sonucu; faiz de enflasyonun sonucu oluşan bir şey.
Sen enflasyon tırmanırken, faizi düşürdün mü adamların ekmeğine yağ sürmüş olursun.
Faiz, enflasyonun üzerinde olmak zorunda bu ekonomilerde. Ne kadar üstünde olacağına sen karar verebilirsin. Çok üstünde olursa sen bu lobinin esiri olmuşsun demektir. Sınırında ya da bir tık altında tutabilirsen çok güzel olabilir.
Ama, enflasyon tavan yaparken sen de faizi dip yaptırmaya çalışırsan yolun sonu geliyor demektir.
Fiyatlar tavan yapar da, mallar stokta kalır, piyasalarda mal satışları bile durur. Olay sadece dövizin, altının çıkmasından ibaret değil. Şu anda ticaret de beklemeye aldı kendini.
İnsanlar ellerindekini satmaktan korkuyor.
Bu durum uzun süre devam edemez.
Naci Ağbal bu dengeleri iyi bilen ve götüren bir ekonomist.
Ekonominin ipleri tekrar ona verilmeli.
Faiz indirim ısrarından vazgeçilmeli.
Faiz enflasyonla ilişkili bir rakamda tutulmalı.
Sen enflasyonu sıfır yaparsan, faizleri de sıfır yapmış olursun zaten.
SOKAK HAREKETLERİ
Sokak hareketlerini destekleyen bir dış manipülasyon var.
Kimse bu oyuna gelmemeli.
Böyle bir yöneliş başlarsa hükümet derhal olağanüstü hal ilan ederek, bu karanlık odakların hevesini kursağında bırakmalı.
Kimse iktidarı sokakta aramamalı.
İktidarın sandıkta olduğunu herkes kabullenmeli.
Allah bu millete tekrar eski kıtlık günlerini yaşatmasın.

Ahmet Karakaşlı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Karakaşlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi