BAĞIMSIZ MİLLİ EKONOMİ

Ülkemiz yirmi yıldır enerji, ulaşım, savunma sanayi ve altyapı yatırımlarına ağırlık vermiştir. Bugün, yapmış olduğumuz yatırımlarla Dünya’ nın sayılı ülkeleri arasına girmekteyiz.
Altyapı ve ulaşım yatırımlarımız, savunma sanayi yatırımlarımız, enerji yatırımlarımız, eğitim ve sağlık yatırımlarımız, kültür ve turizm yatırımlarımız gibİ, belirli bir plan çerçevesinde geliştirilmiştir.
Yatırımlarımızla gelecek yüzyıla hazır olduğumuzu söyleyebiliriz.
Gelişmekte olan ülkeler grubunda olan ülkemiz, yıllardır dövize ve borçlanmaya olan bağımlılığını giderememiştir. Bunun en önemli sebeblerinden ikisi; enerji ve teknoloji bağımlılığımızdır.
Teknoloji geliştiremediğimiz, enerjiyi üretemediğimiz ve dışarıdan satın aldığımız sürece borçtan kurtulma ve dünya ticareti ile rekabet edebilme şansımız yoktur.
Sanayinin gelişmesine, ihracat artışına ve büyümeye rağmen, cari açık ve bütçe açıklarından kurtulamamamızın nedenlerini burada aramak gerekir.
Hükümet Ar-Ge çalışmalarına uzun yıllardır çok ciddi destekler vermiştir ve halen de vermektedir.
Ekonomik ve sosyal kalkınmanın yeterli olarak sağlanabilmesi için, öncelikle bağımlılıktan kurtulmak gerekir. Bağımlılıktan kurtulmak için ise; milli kaynaklara dayalı üretim başlatılmalı, ithalat bağımlılığından kurtulmalı, cari açık düşürülmeli, dövize olan bağımlılıktan kurtulmalı ve milli aktifler harekete geçirilmelidir.
Devletimiz konu ile ilgili politikalara odaklanmıştır.
Dışa bağımlılıktan kurtulmak için milli kaynakların seferber edilmesi, üretime ve ihracat artışına dayalı bir politikanın hayata geçirilmesi sağlanmıştır.
Ekonomik bağımsızlığı olmayan bir ülkenin, siyasi bağımsızlığının varlığından söz edilemez.
Küreselleşme ile tüm dünyada egemen konumuna gelen bazı majör para birimleri, para piyasaları adı altında, parasal oyunlarla, ülkesel ve küresel konjonktürde istediğini yapabilir konuma gelmiştir. Bu sömürgenin yirminci yüzyıl versiyonudur.
Küresel sistemde güçlü olabilmenin en önemli faktörleri, üretim ve ihracattır.
Gelişme, ne kadar üreteceğinize ve pazardan ne kadar pay alabileceğinize bağlıdır.
Birçok monopolün olduğu küresel pazarda rekabet etmek kolay değildir.
Bu nedenle, ihracat ve pazar gücümüzü artırmak için kendi monopolümüzü oluşturmak en önemli çabalardan birisidir.
Savunma sanayimizdeki teknoloji ve ürün geliştirme, yeni teknoloji bölgeleri, teknoljik gelişmeler ve bunlara bağlı ihracattaki artışlar, artık kendi monopolümüzü oluşturmakta olduğumuzu göstermektedir.
Yabancı para ikamesi, gelişmekte olan ülkelerin senyoraj gelirlerine doğrudan olumsuz etki yapmaktadır. Yeterli kaynak yaratamayan ülkeler dış borç bulma çabalarına girmekte ve borçlanmaktadırlar. Ve bunun karşılığında faiz ödemektedirler. Ayrıca, yükselen kurlarla milli para değer kaybederek, borçların ödemesi için daha fazla kaynak aktarmak zorunda kalmaktadırlar.
Bu durum sürdürülebilir değildir.
Hükümetin uygulamaya koyduğu yeni ekonomi modeli ve politikalarını iyi incelemek gerekir. Bu politikalarda “bağımsızlık” ön plandadır.
Bizler, “Bağımsızlık benim karakterimdir” diyen ve bu söylemi şahsında tüm Türk milletine mal eden bir önderin, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ve Türk milletinin kararlılığındayız ve inanıyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Serinkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi