TARIMIN GELECEĞİNE RASYONEL BAKIŞ

Bir ülkenin bağımsızlığı, milli sınırları içinde; siyasi özgürlüğü, ekonomi özgürlüğü, eğitim özgürlüğü kadar; tohum ve tarım özgürlüğüne de bağlıdır.
İnsanlığın varoluşundan bugüne kadar, yaşam için gereken başta gıda olmak üzere tüm ihtiyaçlar, topraktan karşılanmıştır.
Toprak ve emek, bugünlerin tarım kültürünü, yaşam kültürünü ve ekonomiyi oluşturmuştur.
Tarihsel derinliği incelediğimizde, tüm toplumlar ve medeniyetler işlenen toprağı ve suyu olan coğrafyalarda kuruludur.
Su ve toprak canlı yaşamının olmazsa olmaz elementleridir. Bir de oksijen...
Bu elementlerin bugünlerde geldiği noktayı irdelemek gerekir.
İnsanoğlu, kendisi ve diğer canlılar için gereken elementleri, toprağı, suyu ve oksijeni fazlasıyla hoyrat kullanmaktadır.
Çok değil, yakın geçmişe baktığımızda; otuz, kırk sene önceleri dedelerimizin toprağı ve suyu nasıl kıymetli gördüklerinin, toprağa evlatları gibi baktıklarının, toprak, su ve ürün israfından kaçındıklarının canlı şahitleriyiz.
Hayatın pratiği içinde bunları, bizlere göstererek anlattılar.
Yaptıkları işin, tarımın ulvi bir iş olduğunun, insanlığa hizmet ettiklerinin bilincinde; gelecek kuşaklara artırarak devretmeyi amaç edinmişlerdir. Aşırı maddiyat tutkuları yoktur.
Günümüzde, teknolojinin ve bilişimin hızlı gelişimi ile tarım, sosyolojik yaşam içinde önemini yitirmeye başlamıştır. Sanayinin gelişmesi ile artan işgücü ihtiyacı, tarımda çalışanları ekonomik açıdan da dezavantajlı duruma düşürmüştür. Süreç, tarım ile uğraşanların sayısını azaltmıştır. Bu durum, sürdürülebilir bir yaşam için çok önemli bir dezavantajdır.
Sanayi toplumu yaratma düşüncesi ve yönetme kolaycılığı, demografik yapıyı bozarak, sosyal- kültürel yaşam ve gelişimine çok büyük zararlar vermiştir.
Dezavantajlı bu durum karşısında çeşitli tedbirler alınmaktadır.
Tarımı yeniden geliştirmek için bilinçli üretici, bilinçli tüketici sayısını artırmak, gençlerin tarımsal girişimlerini ve faaliyetlerini artırmak için çalışmalar yapmak, teşvik etmek, tarımsal kültürü ve tarımsal misyonun tekrar oluşturulmasını sağlamak, tarımı hak ettiği yere tekrar getirmek gerekmektedir.
Tarıma kültür olarak bakmak gerek.
Bu bakış açısını yayma ve bilinç oluşturmak, tarımı geliştirecek ve bilinçli üretici sayısını artıracaktır. Bu noktada, binlerce yıllık tarım kültürümüzün tanıtımını, anlatımını görsel anlamda ifade edecek, taşıyacak ve toparlayacak olan müzeleştirme ile katalog çalışmalarının yapılması gerekmektedir.
Ülkemizde son yirmi yıldır hemen her meslekte eğitim ve belgelendirme çalışmaları yapılmakta, uzmanlaşma ve sistemleşmeye önem verilmekte, bu kapsamda belgesiz çalışmaya izin verilmemektedir. Belge almak için meslek mensupları zorunlu derslere ve kurslara katılmaktadır. Bunlar doğru uygulamalardır.
Tarımda faaliyet gösteren üreticilere de; tarımın mesleki bir faaliyet olduğunu, bu işi yapan ve yapacak olanların belirli bir eğitime tabi tutulması ve belgelendirilmesi gerektiğini anlatmak ve uygulamak gerekmektedir.
Tarım, her önüne gelenin yapabileceği bir faaliyet olmamalıdır.
Tarımın, diğer tüm belge zorunluluğu olan mesleklerden daha önemli kılan farkı; insan ve canlıların beslenmesi, sağlığı ve yaşamı açısından önemidir. Bu sebeple tarımın; belgesiz, bilgisiz,sorumsuz bir faaliyet olmaktan çıkarılması, nitelik ve öncelik kazandırılması gerekmektedir.
Tarımda nitelikli gelişimin sağlanmasına yönelik, eğitim çalışmalarının zorunlu hale getirilmesi, teşvik sisteminin eğitim zorunluluğuna bağlanması, tarımla uğraşan üreticilerin mesleki belge almalarının zorunlu olması gibi düzenlemeler, tarımı, tarımla uğraşanları ve üretimin niteliklerini artıracaktır.
Tarımın niteliği için toprak ve su kalitesi de olmazsa olmaz elementlerdir. Bugün, tarımdaki uygulamalarla, tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi mümkün görünmemektedir. Aşırı su ve pestisit kullanımı toprağa ağır zararlar vermiştir/vermektedir.
Tarımın doğru ve iyi olabilmesi, önce toprak ve su kalitesine, bilinçli üreticiye, konvansiyonel tarımın geliştirilmesine ve perma kültür tarımın doğru teknoloji ile buluşturulmasına ihtiyacı vardır.
İyi tarımlar dilerim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Serinkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi