ARİF OLAN ANLAR

ARİF OLAN ANLAR

"Faturamı ödemiyorum."
Bu söz aslında bir itiraf.

Evet Sayın Kılıçdaroğlu, bugün ödemiyor gibi görünebilirsiniz.

Faturasını ödemedikleriniz epeyce birikti.

Birincisi, kaset kumpasıyla CHP'ye yapılan operasyonda aldığınız rolün faturası hayli kabarık.

Daha sonrakileri tek tek saymaya gerek yok.
Fakat neden oraya getirildiğinizi anlatıyor.

Seçim kaybetmekle suçlanıyorsunuz.
Bence en hafif suçlama.
Çünkü seçim kaybedilebilir.
Fikirlerinizin zamanı gelmemiş olabilir.
Fakat durum öyle değil.
Millet tıpkı Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi ABD'nin piyonlarına karşı savaşıyor.
Siyasi ve ekonomik alanda çıkış yolu arıyor.
Sizin gösterdiğiniz yol ise mandacıların yolundan bile kötü.
Ülkeyi savaş alanına çeviren, PKK ve FETÖ'yle iktidar olmayı savunuyorsunuz.
Onları masum, karşısında mücadele edenleri düşman ilan ediyorsunuz.
Sizin yamalı bohça ittifakınız kabul görmüyor.
Yani bölücü ve yıkıcılardan oluşacak bir iktidarı, millet kabul etmiyor, etmemelidir de.
Siyasi ve ekonomik kaosu istemiyor.
Çünkü FETÖ bir ajan örgütüdür. Yaptıkları ortadadır. Milletimizin çocuklarını Allah ile aldatarak mankurtlaştırmış ve ajanlaştırmıştır.
Türk askerini, polisini, öğretmenini, hakimini, Savcısını, sanayicisini, işçisini, köylüsünü milletine düşman hale getirmiştir.
PKK ise zaten ABD'nin onbinlerce tır silah gönderdiği paralı askeridir.
Her iki örgüt de çocuklarımızı ve gençlerimizi kaçırmakta/ kandırmaktadır.

Davutoğlu ve Babacan gibi borçlanma ve sadaka ekonomisinin sorumluları ile gidilecek yolun olmadığını da milletimiz bir an önce anlamalıdır.
Bugün yaşadığımız elektrik ve enerji sorunu Davutoğlu'nun dış politikası "sıfır sorun" ile komşularımızla düşman hale gelmemiz; Babacan'ın borçlanma ve sadaka ekonomisi ile batmamızdan değil mi?

Siz ise "tecahül" yapıyorsunuz.

Ödemediğiniz faturaları millete ödetmek istiyorsunuz.

Bu millet ariftir.
Yani arif olan anlar.

Hıfzı Veldet Velidedeoğlu 1972’de Cumhuriyet Gazetesi köşesinden bizlere sesleniyor ve büyük görevimizi tekrar hatırlatıyor;

‘‘Bütün devrimcilerin görevi Atatürk karmanyolacılarının yüzlerindeki kara maskeyi çekip indirmek, onların Mütareke artığı kara çehrelerinin ve kara ruhlarının gerçek görünümünü ortaya çıkarmak olmalıdır.

Memleket, bunlardan ve bunların ardındakilerden arınmadan ‘‘muasır medeniyetler seviyesinin’’ değil üstüne çıkmak veya hizasına gelmek, biraz yakınına bile yaklaşmak, erişilmesi olanaksız bir hayal niteliğinden öteye geçemez.''

TELGRAFHANE
Uyumayacaksın
Memleketinin hali
Seni seslerle uyandıracak
Oturup yazacaksın
Çünkü sen artık o sen değilsin
Sen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin
Durmadan sesler alacak
Sesler vereceksin
Uyuyamayacaksın
Düzelmeden memleketin hali
Düzelmeden dünyanın hali
Gözüne uyku giremez ki...
Uyumayacaksın
Bir sis çanı gibi gecenin içinde
Ta gün ışıyıncaya kadar
Vakur metin sade
Çalacaksın.
1952
Melih Cevdet ANDAY

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bahattin Nazlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke Belediye Başkanı kim olmalı?
Tüm anketler