CAMİLERDE SANDALYE

Diyanet'te güzel şeyler de oluyor, yanlış işler de.
Ayasofya'nın ibadete açılması asrın olayıydı bizim için.
Çağ kapayıp, çağ açan fethin sembolüydü Ayasofya'nın cami olması.
Ayasofya Camii'nin ibadete kapanması 600 yıllık bir dönemin kapanmasını sembolize ediyordu.
88 yıl aradan sonra Ayasofya'da tekrar teravih namazı kılındı.
Bu, Türkiye'nin yeniden dünya sahnesindeki yerini almaya başladığının işareti olarak görülebilir. En azından, Cihan Harbi'ndeki mağlubiyetin izlerini silmeye başladığımızın göstergesidir.
........
Diyanet İşleri Başkanı'nın Osmanlı'da bağımsızlık ifadesi geleneği haline gelen Eyüp Sultan'daki kılıç ile hutbe okuması da çok önemli bir çıkıştır.
Kılıçla hutbe okumak, İslam geleneğinde ülke olarak bağımsızlık ilanıdır. Eyüp Sultan'da hutbeye kılıçla çıkmak ise Osmanlı padişahlarının yemin merasimi gibidir. Bunu yerine getirmeyenler resmen padişah sayılmazlardı.
Diyanet başkanı, bu uygulamasıyla Türkiye'nin artık batı boyunduruğundan kurtulduğunu ima etmiş oldu.
.......
Öte yandan camilerde sandalye yasağıyla görüntüde yaygınlaşmaya başlayan bir bidatın önüne geçilmiş oldu.
Ancak, işin tuhaf bir tarafı da, batı kültürünün sembolü kravatlı, pantolonlu, frenk gömlekli, frenk ceketli din görevlilerinin camilerde sandalye yasağını uygulamalarıydı.
Camilerde, kiliselerde olduğu gibi sıra, masa, sandalye görüntüsü hoş değildi ve bu abartılmaya başlanmıştı.
Ama, yasaklarda da abartıya gidildi.
Camiyi yapan halkın rahatça ibadet yapmasına engel olunmak demekti bu.
Sağlığı yerinde olan kim normal ibadet yerine sandalyede ibadet eder?
"Efendim, camiye kadar yürüyen kişi, oturup, kalkamaz mı? Oturduğu yerden ibadet etsin" gibi buyurgan ifadeler hiç de hoş değil.
Önce nerede zorlandığını, nasıl rahat edeceğini kişi kendi bilecektir.
Bırakın, camilerin genel görünümünü bozmadan kişilerin rahatça ibadet edebilmelerine fırsat verin.
Lutfedin, kendi yaptığı camide, Allah için ibadet edebilsin.
O camiye girmek o kadar kolay bir şey değil. Herkesin harcı değil o. Türlü zorlukları aşarak camiye gelen bir insanı, kapıdan geri çevirmeyin, kendi egolarınızla terbiye etmeye kalkmayın. Frenk kostümleriyle insanlara İslam dersi vermeyin. Camilerin arka kısımlarında, kişilerin rahatsızlığına göre oturabilecekleri ortamlar konusunda akıl yürütün, çalışmalar yapın, camiye kadar sürüne sürüne gelen bir amcamızı caminin şefkatli kollarına alın. Sandalyeye oturtmamakla görevinizi yaptığınızı sanmayın.
Bu yasağı makul ölçüde delerek, gevşek şekilde uygulayan din görevlilerini tebrik ediyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Karakaşlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi